Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | İletişim |                                                                                      

HABER ARA


Gelişmiş Arama

PROF. DR. MELİH BOYDAK

PROF. DR. MELİH BOYDAK HAKKNDA

Kategori  Kategori : AKADEMİSYENLER
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1626
Tarih  Tarih : 04 Kasım 2009, 14:16

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


 

       1943 yılının şubat ayında Elazığ-Ağmezre Köyü’nde (yeni adı Kavakpınar  Köyü) doğmuşum. Kuzova’da bulunan ve Elazığ’a 20 km uzaklıkta olan köyüm, o yıllarda Harput’a bağlıydı.

       Babam Öğretmen Ömer Boydak ve annem Zekiye BOYDAK aynı köyde doğmuşlar. Baba  tarafım “Hakverdi” anne tarafım ise “Yüzbaşıgiller” ailelerine mensuptur. Üç kardeşiz. Ağabeyim Baykal BOYDAK Ankara Üniversitesi Dil Tarih Fakültesi’nden mezundur. Tarih öğretmenliği ve lise müdürlüğü yaptı. Küçük kardeşim Giray BOYDAK ise kara kuvvetlerinde albay olarak görev yaptı.

 

Öğrenim ve Akademik Aşamalarım

 

 İlk,orta ve lise öğrenimlerimi Elazığ’da tamamladım. İlkokula köyümüzdeki “Ağmezre İlkokulu’nda başladım. Birinci sınıfın ilk yarıyılını tamamlamadan, gezici başöğretmen olan babamın Elazığ-Murat İlkokulu’nda öğretmen olarak göreve başlaması nedeniyle, köyden Elazığ’a göçtük. Ancak okullar kapandıktan sonra, yaz aylarını genelde köyde geçiriyorduk.

       İlkokulda hayatıma da yön veren iki anımı anlatmak isterim:

       Murat İlkokulu birinci sınıfın ilk döneminde karneme iki zayıf not gelmişti. Oysa derslerim iyiydi.O yıllarda hak etmediğimi düşündüğüm bu iki zayıf notu, öğretmenim Neziha Hanım’ın köy ilkokulundan gelişimle ilişkilendirerek verdiğini düşünüyordum.Bu psikoloji ile ilkokul dördüncü sınıfa kadar orta düzeyde çalıştım. İlkokul dördüncü sınıfta öğretmenimiz değişti. Yeni öğretmenimiz Ömer GÜLER “Tabiat Bilgisi” dersinden beni sözlüye kaldırdı.İlginçtir, “Bitkileri nasıl yetiştiririz?” diye, bugünkü mesleğimle ilişkili bir soru sordu. Çalışmamıştım,ancak köydeki deneyimlerimle ekim, dikim ve daldırma yöntemlerini, köyde kullandığımız yerel kelimeler ve bitki örnekleriyle anlattım. Öğretmenim durumu fark etti ve kim olduğumu sordu. Ben de babam Ömer BOYDAK’IN aynı okulda öğretmen olduğunu söyledim. Akşam babam gülerek, “Sen bugün derste nasıl cevaplar verdin? Öğretmenin seni çok beğenmiş, cin gibi ancak çalışmıyor.” dedi. Bu cümleler ve öğretmenimin beğenisi benim öğrencilik yaşamımı değiştirdi. O günden sonra sistemli çalıştım ve tüm öğrenimim süresince en iyi öğrenciler arasında oldum. 1964 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ni birincilikle bitirdim.

       İkinci anım, ilkokul son sınıfta yazdığım bir kompozisyonla ilişkilidir. Bu kompozisyon metninde nedenleriyle, bugünkü mesleğim olan “Orman mühendisi” olmak istediğimi belirtmiştim. Ortaokulda bir ara “Maden mühendisi” olmayı da düşündüm. Nedense doğa ortamında olma beni çekiyordu.Bu düşüncelerim kısmen köyümde ve doğa içinde özgür bir çocukluk ve gençlik geçirmemle ilişkili olabilir. Liseyi bitirdiğim yıl Elazığ dağcıları olarak Munzur Dağları’na, Erciyes ve Toroslar-Demirkazık zirvelerine yaptığımız tırmanışlardan sonra, doğaya dönük bir meslekte çalışmaya daha da istekli oldum. O yıl (1960) İstanbul Üniversitesi’nin sınavlarına girdim. Puanım kimya dışında, tıp fakültesi dâhil bütün fakültelere girmem için yeterli olmasına karşın, doğa sevgisi yanında burs olanağını da dikkate alarak orman fakültesini ilk sıraya yazdım. İkinci sırada gene doğa

ile ilgili olan jeofizik mühendisliğini yazdım. Orman fakültesine girdim ve mutlu bir meslek yaşamım oldu.

       Fakülteden mezun olduktan sonra, bir yıl fakültede teknik asistan, sonra da bir yıl Orman Genel Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalıştım. Bu süreçte kararım, fakültede kalıp bilimsel çalışmalar yapma yönünde oldu. İki yıl yedek subay olarak askerlik görevinden sonra, mezun olduğum İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi’nin Silvikültür (Orman Yetiştirme) Kürsüsü’nde asistan olarak göreve başladım. 1975 yılında ormancılık bilimleri doktoru, 1979 yılında doçent ve 1988 yılında profesör oldum.

       İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde bilimsel yaşamım süresince çok sayıda ders verdim, birçok yüksek lisans ve doktora öğrencisinin danışmanlığını yaptım

 

Yönetsel Görevlerim


Akademik yaşamım süresinde, asistan temsilcisi, anabilim dalı başkanı, bölüm başkanı, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı ve İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı olarak fakülte ve üniversitemizin hemen tüm yönetsel kademelerinde görev yaptım. Rektör yardımcılığı sırasında birçok kez İstanbul Üniversitesi Rektörü’ne vekâlet ettim. Eğitim, bilimsel ve yönetsel görevleri birlikte yürütmek oldukça yorucu oldu. Aslında bilimsel çalışmalara ağırlık veren bir akademisyen olmama karşın, yöneticiler ve öğretim üyeleri tarafından sürekli yönetsel görevlere teşvik edildim.

       Nitekim üniversitemizden birçok öğretim üyesinin teşviki üzerine son dönemde,İstanbul Üniversitesi Rektör adayı da oldum. Aralık 2008 ayında yapılan ve 13 adayın katıldığı seçimde üçüncü sırayı aldım. Yüksek Öğretim Kurulu’nun İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmak üzere cumhurbaşkanına sunduğu üç isim arasında yer almam mutluluk verici oldu.

       İstanbul Üniversitesi Rektör yardımcılığım sırasında, yönettiğim önemli projelerden birisi, üniversitenin stratejik planının hazırlanmasıdır. İstanbul Üniversitesi senatosu kararı ile rektör yardımcısı ve koordinatör olarak, İstanbul Üniversitesi gibi büyük bir bilim kuruluşunda stratejik planın hazırlanması 400 dolayında öğretim üyesi, bürokrat ve öğrencinin katılımı ile 11 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Üniversitenin SWOT analizinin yapılması, misyon, vizyon ve temel değerlerin belirlenmesi, ayrıca 80 dolayında akademik ve idari birimin SWOT analizleri ve eğitim çalışmaları bitirilerek, planın yazım aşaması başlatıldı. Bu görev İstanbul Üniversitesi’ne bir stratejik plan kazandırma bakımından yönetsel görevlerim içinde önemli bir yer tutar.

 

Yayınlarım

 

       9’u kitap (3 adedi İngilizce) olmak üzere, ulusal ve uluslararası bilimsel yayın organlarında 130’u aşkın bilimsel yayınım bulunmaktadır. Halen bir kitabın yazım aşamasındayım. Ayrıca bazı araştırmalarımı yayına hazırlıyorum. Bilimsel çalışmalarımla ülkemizin yarı kurak bölge ağaçlandırmalarıyla ağaç ıslahı sorunlarına bazı uygulamalı çözümler üretmek kısmet oldu. Araştırmalarımla ülkemizde ilk kez bazı türlerin doğal ormanlarının varlığını ortaya çıkardım. Yeni ağaç türü variyeteleri, bilinen bazı variyetelerin yeni bulunuş yerleri, yeni doğal anıt orman ve anıt ağaçlar da saptayarak ülkemizin biyolojik çeşitliliğine katkılarım oldu.

       Bilimsel yaşamımda ülkemiz ağaçlandırmalarına yaptığım en önemli katkılardan

birisini açıklamak istiyorum:

       Toros sedirinin binlerce yıldan beri tahribi sonucu Toroslar’da oluşan yaklaşık 5.500 000 hektar (55 000 000 dönüm) çıplak (taşlı) karstik alanın yeniden sedir ormanlarına kavuşturulması için, ilk kez, başarılı bir ekim yöntemi düşüncesini önerdim. Bu öneriyi 1983 yılında Anamur-Armutkırı’nda yaptım. Hazırladığım bir rapora dayalı olarak, uygulamada çalışan meslektaşlarla birlikte 300 hektar (3000 dönüm) alanda başladığımız ilk ekim çalışmaları çok başarılı oldu ve daha sonra aynı yörede 800 hektar (8000 dönüm) çıplak karstik alan yeniden sedir ormanlarına kavuştu. Fikir babası olduğum, uygulamayı meslektaşlarla yaptığımız bu çalışma, Türkiye ormancılığının uluslararası düzeyde bir başarısı oldu. 1984-2007 yılları arasında bu doğaya uygun, ucuz ve etkin ekim yöntemi ile Toroslar’da 86.000 hektar (860 000 dönüm) çıplak (taşlık) karstik alan yeniden Toros sediri ormanlarına kavuştu ve çalışmalar hızla devam ediyor.Aldığım Ulusal ve Uluslararası Ödüller Bilimsel çalışmalarım nedeniyle aşağıda belirtilen ulusal ve uluslararası ödülleri aldım.

 

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Teşvik Ödülü (1981).

Birleşmiş Milletler Çevre Onur Ödülü (1998).

İstanbul Üniversitesi Bilim Ödülü (1998).

Orman Bakanlığı Onur Plaketi (2002).

 

Aldığım Ulusal ve Uluslararası Burslar

 

       İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğrencisi olduğum sırada 1963 yılında “IAESTE” kanalı ile İsveç’te üç ay staj yaptım. Doktora çalışmalarım “Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TUBİTAK) Yurtiçi Doktora Teşvik Bursu” çerçevesinde üç yıl desteklendi. Bilimsel çalışmalarımın ulaştığı düzey nedeniyle birçok uluslararası değerli bursu kazandım:

       “Fulbright” bursu ile Amerika Birleşik Devletleri Washington Üniversitesi’nde, “Rockefeller Vakfı Bursu” ile İtalya’da, “Finlandiya Eğitim Bakanlığı Bursu” ile Finlandiya’da ayrıca İngiltere’de uzun veya orta süreli bilimsel çalışmalar yaptım. Amerika Birleşik Devletleri Washington, Main ve Yale üniversitelerinde konferanslar verdim. 1986-1987 öğretim yılında aldığım Fulbright Bursu’ndan sonra, Washington Üniversitesi Orman Kaynakları Koleji’nin “Seçkin Ziyaretçi Programı” kapsamındaki davetiyle 2002 yılında tekrar aynı üniversitede bilimsel çalışmalar yaptım ve konferanslar verdim.

        Bazılarında çağrılı bildiriler sunmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel toplantıya bildirilerle katıldım. Bu ulusal veya uluslararası toplantıların bir kısmının organizasyon komitelerinde veya bilim kurullarında görev aldım. Bu toplantılar içinde, XI. Dünya Ormancılık Kongresi’nin bilim yaşamımda anlamlı bir yeri vardır:

       XI. Dünya Ormancılık Kongresi 1997 yılında Antalya’da yapıldı. Toplantıya yaklaşık 5.000 dolayında bilim adamı, araştırıcı ve teknokrat katıldı. “Katılımcılar tarafından XI. Dünya Ormancılık Kongresi Başkan Yardımcılığı”na seçilmem, bilimsel yaşamımda mutluluk duyduğum konular arasındadır.

 

TÜBİTAK’TA Aldığım Görevler

 

       Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu’nun (TUBİTAK) isteği üzerine üç yıl Tarım Ormancılık ve Gıda Teknolojileri Yürütme Komitesi üyesi olarak görev yaptım ve aylık toplantılarla alanımızdaki projelerin değerlendirilmesine katıldım.TUBİTAK-Vizyon 2023 Bilim ve Teknoloji Öngörü Projesi’nin Tarım ve Gıda Paneli üyesi olarak görev yaptım. 2002-2007 yılları arasında da TUBİTAK’ın İngilizce basılan “Turkish Journal of Agriculture and Forestry” dergisinin “Editorial Advisory Board” üyeliğini yaptım.

 

Sosyal ve Kültürel Çalışmalarım

 

      Birçok ulusal ve uluslararası bilimsel, kültürel içerikli vakıf ve derneğin üyesiyim.Bazılarının kurucu üyesiyim. Bazı vakıf ve derneklerde başkan, ikinci başkan veya yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptım. Çevre ile ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) birlikte yoğun çalışmalar yaptık. ÇEKÜL, TEMA, Doğal Hayatı Koruma Derneği gibi bazı STK’ların danışma kurulu üyesi olarak halen çalışıyorum. Orman, çevre ve kültür varlıklarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla STK’larla birlikte yaptığımız etkin çalışmalardan birisinden söz etmek istiyorum:

       1997 yılında “İstanbul Orman, Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Platformu”nun kuruluşuna öncülük ettim.2001 yılına kadar beş yıla yakın süre ile platformun yürütme kurulu başkanlığını yaptım. Platforma üye olan STK’ların sayısı 42’ye ulaştı. Platform İstanbul ve Türkiye’de ormanların, kentsel ve kırsal çevrenin ve kültür varlıklarının korunmasına ve geliştirilmesine önemli katkılar yaptı. 2001 yılında bilimsel çalışmalarıma ağırlık vermek üzere, platformun yürütme kurulu başkanlığını başka bir değerli hocamıza devrettim. Birleşmiş Milletler Çevre Onur Ödülü (1998) verilmesindeki konulardan birisi de platformun kuruluşuna katkılarım ile platforma katılan STK’larla birlikte doğa, orman ve kültür varlıklarının korunması ve geliştirilmesi konularında yaptığımız etkin ve değerli hizmetler oldu.

 

Elazığ Halk Bilimine Katkılarım

 

       Bilimsel çalışmalarıma ek olarak uzun yıllar Elazığ yöresi halk oyunları ve halk müziği ile yakından ilgilendim. Bu konularda bazı yayınlarım oldu. Aslında Elazığ-Harput kültürünü çocukluk yıllarımda ve gençlik yıllarımda şölenlerde yaşayarak özümsedim. Üniversite öğrenciliğim sırasında ve sonrasında İstanbul’da uzun yıllar Elazığ ekibi ekip başı olarak kültürümüzü tanıtmaya, öğretmeye çalıştım. İstanbul’da ülkemizin bazı diğer yörelerinin halk oyunlarını da öğrendim ve sahnede oynadım.

       Elazığ-Harput müziği de benim için bir tutkuydu. Uzun havalarımızın birçoğunu otantik olarak (hızmekâr ağzı) okuyorum. Aslında akraba olan Ağmezre Köyü’ndeki tüm akrabalarım Elazığ halk oyunları ve müziğine düşkündü. Ağabeyim Baykal BOYDAK çok değerli folklorcumuz Fikret MEMİŞOĞLU’NUN 1960 yılında Avrupa’ya götürdüğü ve birincilik alan Elazığ ekibinde oynadı. Küçük kardeşim Albay Giray BOYDAK ve birçok akrabam değişik yerdeki Elazığ ekiplerinde, bazıları ekip başı olmak üzere, oyunlarımızı öğretti ve oynadılar. Ayrıca Elazığ halk biliminin diğer konularında çalıştılar. Elazığ kültürünü öğrenmek, yaşamak ve yaymak, ailemiz için bir tutkudur.Elazığ-Harput oyunlarını sahnede ilk kez çok değerli folklorcumuz Fikret MEMİŞOĞLU’NUN 1961 yılında Elazığ’dan İstanbul’a getirdiği ekipte yer alarak oynadım. İstanbul’daydım, eksik bir oyuncu varmış. Beni buldular ve İstanbul’da “Uluslararası Sosyologlar Kongresi” nedeniyle İstanbul Spor Sergi Sarayı’nda yapılan şölene katıldık. Bu gösteriden bir resim Fikret MEMİŞOĞLU’NUN Harput Ahengi kitabında yer almaktadır. 1961 yılı ve sonrası çok değerli folklorcumuz İshak SUNGUROĞLU’NUN İstanbul’da kurmuş olduğu “Elazığ Kültür Derneği”nin yönetiminde uzun yıllar görev aldım ve halk oyunlarında ekip başı olarak oynadım.Aynı yıllarda İstanbul’daki Folklor Kurumu Derneği ve diğer bazı derneklerin halk oyunları gruplarında Elazığ-Harput oyunlarını öğrettim ve oynadım, diğer illerimizin oyunlarını da öğrendim ve sahnede oynadım.

       1960 yılından başlayarak önce İshak SUNGUROĞLU ile daha sonra diğer  büyüklerimizle dernek çalışmalarımızı yürüttük. Prof. Dr. Kemal ALTAŞ,Tuncay ÖKTEM, Fırat KOLOĞLU, Dr. Metin AYDIN ve adlarını sayamadığım diğer birçok arkadaşımızla birlikte Elazığ-Harput kültürünü yaşatmaya çalıştık. 1991-1992 yılları arasında “Elazığlılar Dayanışma Derneği”nin başkanlığını, 1993-1994, 2000-2003 yılları arasında kurcuları arasında olduğum İstanbul-Elazığ Kültür Vakfı’nın ikinci başkanlığını yaptım. Uzun yıllar dernek ve vakfın yönetim kurullarında çalıştım. Kültürümüzü

yaşatmaya ve yaymaya İstanbul’daki Elazığlılara ve Elazığ’a katkı yapmaya çalıştık. Çocukluğumdan beri Elazığ-Harput müziğini kulaktan dinledim, öğrenmeye çalıştım. Enver DEMİRBAĞ ve daha birçok gözde okuyucu ile şölenlere katıldım.Bazı şölenlerde ben de uzun havalar okudum. Derneklerimizin halk müziği korolarında yer aldım.

       “Elazığ Müzik Halk Bilimi” konusunda kalıcı yapıtlarımdan birisi, klarnet üstadımız Mevlüt CANAYDIN ile yaptığım ve bir kitap halinde yayımladığım söyleşi olmuştur. Usta Klarnetçi Mevlüt Günaydın’la Elazığ Müzik Dünyasında Gezintiler (2004) adlı bu kitapta, Mevlüt CANAYDIN’IN müzik yaşamı ile birlikte, Elazığ-Harput müzik halk biliminde önemli bazı bilgilere ulaşmak ve bunları kalıcı kılmak mümkün oldu.

       Elazığ-Harput halk oyunları konusunda Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çalışmalarıma da kısaca değinmek istiyorum:

       1986-1987 yılları arasında Fulbright Bursu ile Amerika Birleşik Devletleri, Washington Üniversitesi-Seattle’deki bilimsel çalışmalarım ve konferanslarım sırasında, aynı üniversitenin Orta Doğu Merkezinde slâytlar ve müzik eşliğinde “Türk Halk Oyunları ve Bölgesel Özellikleri” konulu İngilizce bir konferans daha verdim. Hazırlığımı Türkiye’de yapmıştım. Devlet halk dansları topluluğu için Klarnetçi Mevlüt CANAYDIN ve Davulcu Hıdır SEZGİN’İN hazırlamış oldukları Elazığ halk oyunlarına ait bir bandı da yanımda götürdüm. Konferansın organizasyonunu Seattle’deki Türk-Amerikan Kültür Derneği ile üniversitenin Orta Doğu Merkezi birlikte yaptı. Konferans büyük ilgi gördü. Seattle’deki Türk Amerikan Kültür Derneği’nin isteği üzerine haftada bir akşam bir okulda bant eşliğinde Elazığ oyunlarını öğretmeye başladım. Türk ve Amerikalılardan oluşan yaklaşık 30 kişilik bir grupla çalıştık. Daha önce orada kurulmuş, fakat dağılmış olan “Anadolu Halk Oyunları Grubu”nu yeniden canlandırdık. Elazığ giysilerini örnek üzerine orada yaşayan Türk hanımlar hazırladı. Grubumuz 1987 yılında ABD’de “Northern Ethnic Festival” ve “Seattle Folk Life Festival”e katıldı. Seattle’deki festivalde ben de sahnede ekiple oynadım. Grubun bir resmi, ertesi yıl “Seattle Folk Life Festival” broşürünün kapak resmi oldu. Türkiye’ye döndükten sonra, oradaki arkadaşların Elazığ-Harput oyunları ile grubu 5-6 yıl daha sürdürdüğünü biliyorum. Bu konuda hemşehrimiz Fehmi ŞEDELE’NİN benimle yaptığı bir röportaj, İstanbul’daki vakıf ve derneğimizin müşterek yayını olan Kürsübaşı Dergisi’nde yayınlandı (1995).

       Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye’ye döndükten sonra, Washington Üniversitesi Orta Doğu Merkezi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Walter G. Andrews ve Karen L. Murphy’nin proje koordinatörlüğünü yaptığı “Turkish Shadow Puppet Theater: A window on Turkey, A Curriculum Guide To Accompany The Witches and Shadows of Turkey (1989)” adlı projeye katkı yaptım. O sırada,Seattle’de folklor grubumuzda çalışan Bayan Karen L. Murphy, bir süre için öğretim görevlisi

olarak Eskişehir Anadolu Üniversitesi’ne gelmişti. Projede yer almasını istedikleri bir Türk halk oyunu ve müziği ile oyundaki kadın erkek giysilerinin benim tarafımdan hazırlanmasını istediler. İngilizce olarak “Fatmalı” oyununu tanımladım. Fatmalı oyununun resimler eşliğinde anlatımı, türküsünün Türkçe ve İngilizce sözleri, giysileri yayına girdi. Fatmalı oyununun müziğini Mevlüt CANAYDIN ve Karabıçak (Mehmet İğde) eşliğinde dernekte doldurduk.

       Bu projenin uygulanması ile ilgili bir anım var:

Seattle’deki halk oyunları grubundan ve projenin yazarlarından Karen L. Murphy ve Irene Markof Türkiye’ye gelmişlerdi. Irene Markof aynı zamanda saz çalıyordu ve Türkiye’de Türk halk müziği üzerinde de çalışmıştı. Akşam Beyoğlu Borsa Lokantası’nda bir grup olarak yemekteydik. Irene Markof birçok ülkeye uğrayan bir öğrenci gemisiyle ABD’den gelmişti. Bana gemideki Amerikalı öğrencilerin yol boyu eğlenceleri içinde, projede yer alan Elazığ’ın “Fatmalı” oyununu, türküsünü de söyleyerek oynadıklarını söyledi. Bu cümleyi duymak bana büyük bir mutluluk verdi.

       Elazığ halk bilimi üzerine belirttiklerime ek olarak, bazı makalelerim yayımlandı.Ayrıca, Elazığ Valiliği, Elazığ Kültür Kurultayı tarafından hazırlanan Elazığ Halk Oyunları (2004) kitabının (Derleyenler: E. Özer, H. Kaya, N. Kazazoğlu, Z. Bican) “Giriş” bölümünü yazarak ve diğer önerilerle kitaba “katkıda bulunanlar” listesinde yer aldım.

 

Şiir ve Spor Çalışmalarım


       Öğrenciliğimden beri şiir yazarım. Şiirlerimi “Anadolu Kadını” adlı bir kitapta topladım. 2006 yılında genişletilmiş ikinci baskısı yayımlandı. İlk şiirimi ilkokulda yazmıştım. Babam Ömer BOYDAK da şairdi. Elazığ-Harput konusunu da kapsayan çok sayıda şiiri var. Kısmet olursa onları da yayımlamayı düşünüyorum. Halen şiir yazmaya devam ediyorum. Kitabımda yer alan “İstanbul’dan Elazığ’a Özlem” adlı şiirimi de Elazığ’a dönük konulara biraz daha fazla ağırlık verdiğim bu özgeçmişime ekliyorum.

       Yazılı basında ormancılık, çevre, çevre-küreselleşme ve yüksek öğrenim konularında bazı makalelerim yayımlandı.Görsel basında belirttiğim konularda panellere katıldım.

       Çeşitli spor dallarında amatör olarak spor yaptım. Lise ve fakülte takımlarında basketbol, futbol ve masa tenisi oynadım. Daha önce belirttiğim gibi Elazığ’daki grubumuzla Türkiye’nin ilk dağcıları arasında yer aldık. Liseyi bitirdikten sonra, Elazığ aile  parkında üniversite sınavlarına hazırlanırken,

Türkiye’nin ünlü dağcılarından Muzaffer EROLGEZ’İN önerisi ile 1960 yılında Munzur Dağları ile Erciyes ve Toroslar’ın Demirkazık zirvelerine tırmandık. Lise arkadaşlarımdan İsmet ÜLKER ve Fadlı TURAN daha sonra da dağcılığı sürdürdüler ve ülkemizin ünlü dağcıları arasında yer aldılar.

       Evliyim ve bir kız çocuğum var. Eşim Gönül BOYDAK, sekiz kuşak İstanbullu ve İstanbul-Ortaköy Öğretmen Okulu Müzik Seminer Bölümü’nden mezun, keman çalıyor. Ancak hep sevdiği sınıf öğretmenliğini yaptı. Halen İstanbul Terakki Vakfı Okulları İlköğretim kısmında öğretmenlik yapıyor. Müzik öğrenimi klasik batı müziği üzerine olmakla birlikte, Türk sanat müziği ve Elazığ müziğini de çok seviyor. Elazığ halk oyunlarını oynuyor. Ayrıca resim yapıyor ve sergilere katılıyor. Kızım Yaprak Burçak İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun. Yüksek lisans yaptı. Özel

teşebbüste ve üniversitede çalıştı. Bilimsel çalışmalara devam etmeyi planlıyor.

       Geriye baktığımda bir ömrü bilimsel, yönetsel, sosyal ve kültürel açılardan Elazığ-Harput’a, ülkeme ve insanlığa yararlı olarak geçirdiğim inancıyla mutluluk duyuyorum. Beni yaşama hazırlayan ailem ve her öğretim kademesindeki öğretmenlerime şükranlarımı sunuyor, aramızdan ayrılanları rahmetle yaşayanları saygı ile anıyorum. Halen İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde öğretim üyesiyim. Bilimsel, sosyal ve kültürel çalışmalarımı sürdürüyorum.


Kaynak:Zekeriya BİCAN - SEKİZİNCİ ŞEHİR İZ BIRAKANLAR


 

Aşağıdaki formu doldurak Yorum Yapabilirsiniz

AKADEMİSYENLER

En Çok Okunan Haberler

ANKET

Kampanyamızı Nasıl Buldunuz





Tüm Anketler

Tüm Hakları Marmara Elazığlılar Derneği'ne Aittir. Acıbadem Caddesi Gayretli Sokak Demirciler Apt No:20/2 Daire 8 Acıbadem-Üsküdar/ İstanbul (E-5 Karayolu Üzeri Acıbadem) 0216 34 000 23
RSS Kaynağı